18 Ekim 2019 Cuma

M
2 2 2 2 2 2 2 2 2 2 2 2 2 2 2
G G G G G G G G G G
A A A A A A A A A A A A A A A
D D
3 3 3 3 3 3 3 3 3 3 3
B B B B B B B

NE İÇİN CESARET GÖSTERMEK?

19 Şubat 2015, 08:48
Hande Demirci


Yeryüzüne iyiliğin ve güzelliğin hakim olması, adaletin tam anlamıyla sağlanması, kötülüklerin ve zulümlerin son bulması için insanlığa gereken şeylerin başında 'cesaret' gelmektedir. Pek çok insan iyiliğin, haklı olanın hakkını almasının gerekli olduğunu düşünse de cesaretle, gayretle ve sabırla bunun için samimi çabalayan insan sayısı çok azdır.

Müminler her şeylerini Kuran'dan öğrenip, Kuran'a göre yaşadıkları gibi, cesurluğu da Kuran'dan öğrenirler. Çünkü cahiliyenin, müşrik sisteminin, cesaretten kastettiği ile Allah'ın istediği cesaret aynı şey değildir. Kuran’a göre cesur insan, Allah'ın rızasına uygun yaşamak için korkusuzca ve sabırla O'nun gösterdiği yolda giden; O'nun isteklerini yerine getirirken, hiç kimseden çekinmeyen ve korkmayan insandır. Cesur mümin sadece Allah'tan korkar. Nefsine ağır gelen, şahsi çıkarlarıyla çatışan zor durumlarda kaldığında bile, Allah yolundaki kararlılığından taviz vermez.

Sizden; hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır. (Ali İmran Suresi, 104)

İman edenler, Kuran ahlakını yaşamak, Allah'ın bildirdiği 'iyiliği emredip kötülükten sakındıran' kullardan olabilmek için durmaksızın çabalarlar. Bunun için kimseden bir teşekkür ya da karşılık da beklemezler. İyiliği tavsiye ettiklerinde kötü bir tepki alsalar da yılmaz, küskünlük göstermez ve cesaretle bu tavırlarında sebat gösterirler. Çünkü bu cesaretin temeli Allah sevgisine ve o sevgiyi kaybetme korkusuna dayanmaktadır. Bu yüzden müminler Yüce Rabbimizin inananları bırakmayacağını, O'nun için çabalayanın çabasını boşa çıkarmayacağını bilmenin verdiği huzur ve cesaretle çabalarına devam ederler. Yalnızca belirli şartlar sağlandığında değil, her zaman aynı kararlılıkla hareket ederler.

Cahiliye sistemindeki cesaret anlayışının temelinde ise, Allah korkusu yerine menfaatler ve hırslar vardır. İnsanlar tarafından iyi ve cesaretli bilinme isteği vardır. Bu yüzden bu insanlar, cesurluklarını farklı alanlarda gösterme gayretindedirler. Örneğin, çok hızlı araba sürmek, yüksekçe bir yerden atlamak, iri yapılı birini dövmeye çalışmak gibi, hayatını ve sağlığını kaybedebilme riskine ‘cesaret’ demektedirler.

Diğer yandan gerçekten cesaret gerektiren durumlarda bu denli gözükara olmaz, mazeretler öne sürerler. Kendilerince nefsani bir adalet anlayışları vardır. Bu cehalet sisteminde, 'iyilik' destekleniyormuş gibi görünse bile bu tavır, kişinin kendi çıkarları ile çatışana kadardır. Kendisine bir haksızlık yapıldığında yüksek sesle hakkını arayıp 'Hak, adalet, iyilik' naraları atan kişiler, başkasına haksızlık yapıldığında -özellikle de haksızlığı yapan kendisi veya bir yakını ise- sessizliği tercih ederler. Mesela bir yakını başka birine haksızlık yapsa ve karşı taraf dava açsa, yakınını kurtarmak için mahkemede onun lehine yalan beyanatta bulunabilir, bunu, yakınına bir iyilik olarak tanımlarlar. Oysa Kuran’daki adalet anlayışını Rabbimiz şöyle haber vermiştir:

Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 135)

İman eden bir insan 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' diye düşünemez. Bana karşı bir haksızlık-zulüm yapılmasın, rahat bir yaşamım olsun, evim, arabam, iyi bir mesleğim, eşim, çocuklarım, mutlu bir yaşamım olsun başka bir şey istemem diyemez. Yalnızca kendi hayatı ve kendi rahatı için çabalayarak günlerini geçiremez. Etrafında aç olan ya da acı çeken, vatanlarından sürülen, zulüm gören, haksız yere öldürülen insanlar varken bunlara kayıtsız kalamaz. 'Zaten benim yapacağım bir şey yok' 'ben ne yapabilirim ki?' diye düşünmez ve dünyadaki açlıkları, haksızlıkları ve zulümleri bitirmek adına tüm gücüyle gayret eder. Ömrünün sonuna kadar bu sorumluluk bilinciyle yaşar. Çünkü bu dünyanın bir imtihan olduğunu bilir ve yalnızca Allah'tan korkar.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Sizce Hatay depreme hazır mı?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
  • Hatay Olay  -Güncel Hatay haberleri, Son dakika Hatay haber ve Gelişmeleri. - 15 Ocak 2016 Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV